
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Tayyip Erdoğan'ın uzun dönem basın sözcülüğünü yapan Beki'ye Menderes döneminde basın-iktidar ilişkilerini yürüten Dr. Mükerrem Sarol'un 'Bilinmeyen Menderes' adlı hatıra kitabını önermişti.
Sarol'un 'fazla oy almanın Menderes iktidarını nasıl şımarttığını, Menderes'in besleme basın yaratma projesinin nasıl akamete uğradığını örnekleriyle anlattığını' yazan Ahmet Hakan, 8 Nisan 2009 tarihli köşesinde Beki'ye açıkça 'yalaka' demişti. Ancak Ahmet Hakan, anlaşılan Akif Beki'yi en çok 'çizdiği' yazıyla kızdırdı. 5 Haziran günkü 'Bir Çizen Olarak Başbakan' başlıklı köşesinde Ahmet Hakan, 'Hadi hakkını yemeyelim: Kısa sürede gösterdiği olağanüstü performansla sanırım Akif Beki ömür boyu çizik yemeyecekler şerefini hak etmiştir' demişti.
'Bu kez çok ileri gittin' diyen Akif Beki dünkü köşesinde 'okkalı' bir Ahmet Hakan yazısı kaleme aldı. 'Arkadaşın böylesi!' başlıklı yazı özetle şöyle:
'Bunca zaman 'arkadaş' dedik, bağrımıza bastık. İster Ahmet Hakan ol, ister Ahmet Arsan! Yok istersen, birilerinin baston değneği de olabilirsin. Ki, zaten öylesin... Ama suç ortağın olamam. Var, git... Yolun açık olsun, arkadaş! Sen istediğin gibi yazacaksın, istediğine şarlayıp çamur sıçratacaksın, ona buna sataşıp duracaksın... Sonra da baskıdan söz edeceksin, tahammülsüzlük diyeceksin. İyi valla, her tarafı sen kesmişsin. Zalim de sen, mazlum da sen... Sultan Süleyman'a bile nasip olmadı, arkadaş! Sen, bir elin muhalefette, bir elin iktidarda keyif çatacaksın... Ama ben, kendi fikirlerimi bile yazma hürriyetine sahip olamayacağım, öyle mi? Bela mısın arkadaş, tepemize de çıktın, daha ne özgürlüğü istiyorsun. Yapmadığın haylazlık, yemediğin herze kalmadı. Beni eğip bükmeye kalkışmak sana mı düştü, arkadaş! Eski mahallen gibisini bir daha zor bulursun, sen. O mahallenin edep adabını da kabahat sayabildin, iyi mi? Seni ömür boyu koruyup kollama borcumuz mu var, arkadaş! Kirlettiğin yerlerde bir de ağalar, paşalar gibi ağırlanmak istiyorsun, öyle mi arkadaş? Mükafat olarak bir de Başbakan'ın uçağına mı binmek istiyorsun? Git bin, orada duruyor işte; alıp yanımda Doğan Gurubu'na getirmedim ya... Benden ne istiyorsun, arkadaş! Memleketin başbakanına bile 'Bak Tayyip!', 'utanmaz' diyecek kadar ileri giden senden başka kim var? Günah mı çıkarıyorsun, hepsi hepsi 'biraz mesafeli, biraz eleştirel' olduğunu söyleyerek... Birazı buysa, tamamı nasıl bir şeydir? Porno film mi seslendireceksin daha, bir o mu kaldı eksik? Her şirreti denedin, çirkefleştin, en bayağısından ağza alınmayacak hakaretlere tevessül ettin. Çok alçaldın, arkadaş. AK Parti iktidar olmasa, sen şimdi nerede olurdun, düşündün mü hiç? Sahi, sen ne zaman yazar kesildin başımıza, hatırlatsana!... Hadi, 'diyet borcun var da öde!' demiyorum. Bana ne!... Bir tek gün 'dönek' demedim sana; hakkındır, keyif veren her tarafa dönebilirsin. Başbakan'dan çizik yediler diye saydığın isimlere bak; İsmet Berkan, Hasan Cemal, Fehmi Koru, Cengiz Çandar, Mehmet Altan, Sedat Ergin, Ertuğrul Özkök, Nazlı Ilıcak, Hakan Albayrak, Uğur Dündar, Fatih Altaylı... Senin yanında edep abidesi kalır, onların her biri be!... Kimsin ki sen, kendini onların arasında gizlemeye çalışıyorsun. Sen çirkefsin, çirkef!... Anlamadın mı hala? Var git yoluna, ayağımın altında dolaşma daha fazla. Seni gidi çakma Molla Kasım!... Çekil ayaklarımın altından; beni aşağı çekme bari. De haydi ordan!..'









