IMKB:60.737Dolar:1,5105YTLEuro:1,9755YTLAltın:378,72YTL
Ankara'da hava sıcaklığı 32°C
19:05 Tokat'ta sıcak temas-  18:50 Öğretmenlere kadro müjdesi-  18:38 Ve gidiyor!-  18:30 Obama'dan şaşırtan itiraf-  18:20 Kritik görüşme sona erdi -  18:06 Cepte iyi haber-  18:00 DP'de 'evet' istifası-  17:53 Batman’da sıcak çatışma -  17:51 FLAŞ! Ankara'da göçük-  17:45 Orduya güveniyor musun? ANKET-  17:44 İşte felaketin tarihi!-  17:40 Skandal Canlı Yayın Kazası!-  17:34 Baptista kararını açıkladı-  17:21 BDP'ye Barzani şoku-  17:03 Olay yaratacak PKK fetvası-  16:57 Erdoğan ve Büyükanıt'a suç duyurusu-  16:42 CHP peşini bırakmıyor-  16:32 Başbakanlık'ta sürpriz isim-  16:13 Kan donduran vahşet!-  16:06 Erbakan'a kötü haber-  
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Neden İntihar ettiler!
16 Şubat 2010 / 07:45
Mayıs 2007'den bu yana, ülkenin güvenliğinden sorumlu kurumlarda kritik görevlere atanmış 9 önemli kişi arkalarında sorular bırakarak öldü.


Biri Emniyet Genel Müdürlüğü, 8'i Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeli. 7'si Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan (Dz.Kuv.K). Son vaka 8 Şubat pazartesi günü Güney Deniz Saha Komutanlığı'nın İzmir'deki lojmanlarında meydana geldi. Deniz Kurmay Albay Berk Erden, beylik tabancasıyla canına kastetti. Erden'i bu eyleme, eşinin başka bir albayla aşk yaşamasının ittiği ileri sürülüyor. Bu iddia, muhataplarca yalanlanıyor. Ancak Ergenekon Terör Örgütü'yle bağlantısına dair söylentiler giderek derinleşiyor.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit, yönetimindeki askerleri İstanbul'daki cenaze töreninde "Biz çok az mevcudu olan bir kuvvetiz. Bizim personelimiz teğmen çıktığı andan itibaren 20 sene içinde belirli görevlere gelir. Aynı gemi içinde 200 kişi, küçük gemilerde 40–50 kişi yaşarız. Personelimizi tanımadan önce onun nefes alışını dahi hissederiz. O rütbelere gelmiş personelimizin bir cunta faaliyeti içinde olması veya bununla suçlanması ve bizim bunu haber alamamamız kesinlikle mümkün değildir." ifadeleriyle savunurken; İstanbul 12'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin 5 Şubat'ta kabul ettiği 166 sayfalık "Amirallere Suikast İddianamesi'ne" ilişkin dava önümüzdeki Mayıs ayında görülecek. Davada 19 sanık yargılanacak. 9'u deniz teğmen ve tutuklu. Tutuksuz sanıklardan biri de Deniz Albay Mehmet Orhan Yücel.

Şu ifadeler ise; Yiğit ile selefi emekli Oramiral Metin Ataç'a yönelik saldırı planlarının anlatıldığı iddianamede de yer alan, bir deniz subayının 15 Temmuz 2009'da polise gönderdiği ihbar e-postasından: "Uyuşturucu ve borç batağına düşmüş bir deniz subayı olarak beni bir Türk askerine yakışmayacak bu hallere düşürenleri; Deniz Lisesi'nden Deniz Harp Okulu'na, oradan teğmenliğe uzanan uzun yolda bahriyelilerin önünü kesen uyuşturucu bataklığını; bu karanlık organizasyonu ve örgütsel bağlarını, amaçlarını, uyuşturucunun nereden temin edildiğini, bu organizasyonun liderlerine hangi özel mekânlarda nasıl seks partileri verildiğini; geniş organizenin kimlerin himaye ve desteğiyle ne amaçla devam ettirildiğini, bana kurulmuş olan bu korkunç tuzakları ihbar ediyorum. Yıllardır içinde bulunduğum bu bataklığın farklı amaçları olan bir ihanet çemberi olduğunu anlamış bulunuyorum. Yapıyı deşifre etmek lanet yapıyı çökertmek istiyorum."

Oramiral Yiğit'in "Bana bir mermi sıkılırsa göğsünü siper edecek arkadaşlardır." diye övdüğü iki albaydan Orhan Yücel, suikast iddianamesi sanığı; Tayfun Duman, Poyrazköy'deki mühimmatla irtibatlı. Deniz Kuvvetleri'ndeki biri kaza 6'sı intihar sebepli 7 subay ölümü de şaibeli. Ne gariptir ki, vefat edenler bir açıdan mutlaka Ergenekon'la ilişkili. Ya deşifre etmişler ya da yapıda aktif rol oynamışlar.

Şüpheli ölümlerin psikolojik analiz ve arka planını Gülhane Askerî Tıp Akademisi (GATA) kökenli psikiyatri profesörü Nevzat Tarhan'la konuştuk. Tarhan, "Normal eğitimli bir kurmayın zorluklar karşısında intiharı seçenek olarak düşünmesi mesleğine aykırıdır." diyor.

-Askerler bir yana, hangi etki ve durumlar sıradan normal bir insanı intihara sürükleyebilir?

Bir insanın en önemli varlığı hayatıdır. Ölüm, en zor karardır. İntihar kararı alınmışsa, önce hastalık var mı o araştırılır. Ölüm düşüncesi sağlıklı insanın aklına bir defa geliyorsa bu depresyonlularda 10–15 mislidir. İntihar için insanın ölümü çok düşünmesi gerekir. Yaşamdan zevk almaz, ölmeyle ilgili bir niyet oluşur, plan yapar ve intihar eder. Bazen de bir krizle aniden intihar gelişir; kısa psikozlar olur. Kültürün beslediği intiharlar da var. Japonya'daki harakiri gibi. Ya da bomba olma. Kültürel anlam yükleyerek ya da yüksek bir ideal için sağlıklı bir kişi hayatına son verebilir. Depresyon tedavisi görmemiş ve hayatını sağlıkla sürdüren bir insan intihar etmişse burada adli yön ihtimali daha fazladır. Araştırılmalıdır.

-Nasıl intihar bombası oluyorlar? İlaçla mı, aşırı telkinlerle mi?

Sri Lanka'da tütün gibi yetişen bir ot var, intihar otu diye geçiyor. O otun dünyaya yayılmadan yok edilmesi için Birleşmiş Milletler 110 milyon dolarlık destek sağlıyor. Otu çiğneyenlerde ölüm düşüncesi ve cesareti artıyor. Sağlıklı bir insan bunu tükettiğinde intihara cesaretleniyor.

-Başka hangi maddeler kullanılıyor, insanlar intihar saldırısına ya da cinayet ve katliam amaçlı silah kullanmaya yönlendirilirken?

Özellikle ecstasy türü uyarıcı haplar. Kişinin hedefi var, bir şeyler yapacak, psikolojisi hazır ama cesareti ve gücü yok. Hapla cesaretleniyor ve eylemi yapıyor. Bir çocuğu öldürebiliyor. Topluluğu katledebiliyor. Ardından silahı çeken kişi kendisi de şaşırıyor nasıl yaptığına... Kişinin yatkınlığı da önemli tabii.

« geri1·2·3ileri »
Bu haber toplam 1007 defa okunmuştur
ÇOK OKUNANLAR