• BIST 77.906
  • Altın 584,77
  • Dolar 2,2245
  • Euro 2,8580

    CHP neyin peşinde?

    CHP neyin peşinde?
    Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, CHP ile Danıştay ve Yargıtay arasındaki bağı mercek altına aldı. Gülerce Danıştay'daki değişikliklerin CHP'yi paniklettiğini söyledi. İşte o açıklamalar...

    Hüseyin Gülece bugünkü yazısından Yargıtay ve Danıştay'daki değişikliklele CHP'nin bu değişiklikler karşısında takındığı tutumu mercek altına aldı.

    Gülerce'ye göre, Danıştay ve Yargıtay'da yeni daireler kurulması ve buralardaki üye sayısının arttırılması CHP'de panik doğurdu.

    Hatta değişime direnen CHP'de Anayasa ve Adalet Komisyonu'nun 10 üyesi görevlerinden istifa etti. Yetmedi, halkı da sokak sokak, mahalle mahalle direnişe çağırdılar.

    İşte Gülerce'nin yazısından satır başları;

    "Önce fevri bir çıkış zannedildi. Sonra o üyelerden biri televizyonda Atatürk'ün olmayan Bursa nutkuna atıfta bulundu. Yani, "bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır demeyeceksin, elle, taşla, sopayla, silahla müdahale edeceksin..." (Atatürk Araştırma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Cezmi Eraslan, Zaman'a yaptığı açıklamada, nutuk metninin, hiçbir belgeye dayanmadığını söyledi.)

    Tam, "bunlar aklını kaçırmış, ama neyse birkaç kişinin saçmalamasını bütün CHP'ye mal etmemek lazım" diye düşünecekken, Kılıçdaroğlu, "az bile" demez mi? Milliyet yazarı Can Dündar, 1960 darbesi ile ilgili İsmet İnönü'nün sözlerini hatırlatıp, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na çanak soruyu soruyor: "Demokratik rejimi baskı rejimine çevirirseniz, ihtilal millet için meşru bir hak olur..." değil mi yani?

    "Evet, aynı durum" demiş Kılıçdaroğlu, "...hatta daha ağır" deyip eklemiş: "Böyle bir baskı varsa, baskıya karşı direnmek haktır." Ve sözü Mısır'a bağlamış: "Mısır örneği de gösteriyor: Baskı devam ederse baskılara karşı direniş de artacaktır."

    Bakınız bu, tam bir suçüstüdür. Türkiye'de anamuhalefet partisinin, beş ay kalmış seçimlerden değil de, Mısır'daki ayaklanma benzeri bir kalkışmadan medet umması, şaşırmışlıktan öte bir şeydir.

    Diyelim ki, hükümet, Yargıtay ve Danıştay'la ilgili değişikliklerde yanlış yapıyor. Anlatın halka bu yanlışlığı. Bunu engellemek için oy isteyin. Direniş, ayaklanma bunlar da ne? Merd-i Kıpti şecaat arz ederken, sirkatin söylermiş. Mısır benzetmesi de öyle. Mısır halkı temelde vesayete itiraz ediyor, demokrasi istiyor. Biz bu itirazı, 12 Eylül 2010'da referandumda sandıkta yaptık. Yüksek yargıdaki kast sistemine itiraz ettik, demokratikleşmenin önünü açtık. Dökmeden, kırmadan...

    CHP, yanına bazı medya organlarını, "vesayetçi barolar"ı alarak, gerçekleri saptırarak, tersyüz ederek halkı kandıramaz. Zaten CHP'nin ve onunla beraber olanların yanlışı da burada. Halk, onların nasıl da tek parti döneminin hasretiyle, statükodan yana olduğunu görüyor. "Ergenekon"a avukatlık yapmak ne demek biliyor... Silivri sanıkları için milletvekili adaylığı düşünürken, CHP'nin içine yuvarlandığı tezadı görüyor. CHP'nin, durmadan dokunulmazlıkların kaldırılmasını isterken, hatta üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılmasında bile, dokunulmazlıkları pazarlık maddesi yaparken, Ergenekon sanıklarına dokunulmazlık zırhı giydirmeye kalkmasındaki şaşkınlığı, samimiyetsizliği fark ediyor...

    CHP, "halk anlamaz, fark etmez" diye düşünürken, aslında kendini kandırıyor. CHP oy değil, oyun peşinde... Bakınız seçime beş ay kaldı. CHP'den dış politika konuları, Kürt sorunu, eğitim, sağlık, ulaşım, sosyal meseleler hakkında bir çözüm teklifi duyduk mu? Türkiye'nin AB üyeliği konusunda CHP ne diyor, işiten var mı? CHP'nin, Türkiye'nin demokratikleşmesi diye bir derdi var mı? Varsa, teklifleri nedir?

    Türkiye'de, darbe planları, aydın cinayetleri, komplolarla ilgili belge ve bilgilerle yer yerinden oynarken, CHP hiç bunlara dönüp de bakıyor mu? Niye CHP Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Hrant Dink cinayetlerinin aydınlanması için halkı demokrasiye, hukuka sahip çıkmaya çağırmıyor? Niye ortalığı ayağa kaldırmıyor? Niye Yargıtay'da, Danıştay'da tozlanmış iki milyona yakın dosya için adalet aramıyor? İflas etmiş yargı sistemine itiraz etmeyen CHP, yargıya nefes aldıracak tedbirlere neden karşı çıkıyor? Yeni alınacak hâkimler, yurtdışından mı gelecek? Niye yüzlerce hâkim daha en başta töhmet altında bırakılıyor? Yargıda CHP ideolojisi varsa, yargı "tarafsız" oluyor, medya CHP'ye arka çıkıyorsa "özlenen medya" oluyor... Vesayet sistemi değişecekse, Türkiye faşizme gidiyor, öyle mi?

    Geçti Bor'un pazarı..."

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Form | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0212) 621 73 14 | Haber Yazılımı: CM Bilişim