IMKB:52.162Dolar:1,5285YTLEuro:2,0965YTLAltın:362,61YTL
Ankara'da hava sıcaklığı 10°C
13:18 Serdar Ortaç: ''Banane Haiti'den''-  13:17 Balyoz'cuların fişlediği Generaller!-  13:15 Milan'a Beckham ŞOKU!-  13:12 Bıçaklarken yalvardı!-  13:06 Deprem sırası istanbul'a geldi!-  12:51 Kız arkadaşını yakmak istedi!-  12:19 Ermeni yalanı bu belgede-  12:09 Ekonomiden memnun musun? ANKET!-  12:06 AK Parti hakkında SKANDAL!-  11:48 Deniz Seki'nin hayatı film oluyor!-  11:40 İsrail'den kritik ziyaret!-  11:32 Türkiye'nin yeni stratejik ortağı-  11:26 Arda Turan evleniyor mu?-  11:12 Cansu için 252 bin TL ödedi-  11:07 Cimbom'ludan ayıp hareket!-  11:00 Diyanet'e 2 bin din görevlisi -  10:55 YÖK'ten Sınavsız üniversite! -  10:49 İşte İşsizlik rakamları!-  10:44 Teröre boyun bükmemeliyiz-  10:36 8 aylık hamileyken intihar etti!-  
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Esrarengiz ABD aracı!
31 Ocak 2010 / 09:58
Amerikan Konsolosluğu'na ait bir araç askeri bölgede dolaştı ve araçtan fotoğraflar çekildi.


İddianameye göre, kazılardan 17 gün önce, 7 Nisan 2009’da Amerikan Konsolosluğu’na ait bir araç askeri bölgede dolaştı ve araçtan fotoğraflar çekildi.

Vatan muhabiri Kemal Göktaş'ın haberine göre, geçen çarşamba günü kabul edilen Poyrazköy iddianamesine giren telefon kayıtlarında Amerikan konsolosluğuna ait bir aracın, askeri bölgede fotoğraf çektiği ve durumun jandarmaya bildirildi ortaya çıktı. Sanıklardan binbaşı Eren Günal’ın telefonundan yapılan bir görüşmede Sedat isimli bir yarbayın “Resim çeken falan bir asker” dediği, buna karşılık Oktay isimli diğer yarbayın “Tamam efendim araç Amerikan Konsolosluğu’ndanmış şimdi jandarma yanımda tamam efendim” dediği belirlendi. Bu görüşmenin tarihi de son derece dikkat çekici. Zira Amerikan Konsolosluğu’na ait araç Poyrazköy’de cephaneliğin bulunduğu 24 Nisan 2009 tarihindeki kazıdan 17 gün önce bölgede dolaşmış.

‘EFES 2009 TATBİKATI’

Bu durumun sorulduğu sanık Eren Günal, konuşmayı yapan Sedat yarbayla İzmir Foça’da “Efes 2009” tatbikatı için birlikte bulunduklarını ve planlama toplantısına katıldıklarını, görüşmelerin genelde buna ilişkin görüşmeler olduğunu ileri sürdü. Ancak daha sonra alınan ek savunmasında iki yarbayın konuştuğu konunun o gün konsolosluk aracının yanlışlıkla askeri bölgeye girmesi ve görevliler tarafından ikaz edilerek bölgeden uzaklaştırılmasıyla ilgili olduğunu iddia etti. Savcılık ise bu esrarengiz olay için yaptığı değerlendirmede, görüşmenin Efes 2009 tatbikatı ile ilgisi olduğu iddialarının “inandırıcı olmadığını” belirtti.

DARBE SORULARI

Emekli kuvvet komutanlarının Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara ifade vermesine yol açan “ Sarıkız , Ayışığı , Yakamoz ve Eldiven” darbe planları, Poyrazköy iddianamesinde de soru olarak yer aldı. İddianamenin, İstanbul’daki SAT Grup Komutanlığı’nda görevli deniz binbaşı Eren Günay’a ilişkin bölümde, “2003-2004 yıllarında yapılması planlanan Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz ve Eldiven kod adlı darbe planları ile ilgili hiç bir bilgisinin olmadığını, kendisinin o tarihlerde İstanbul’da görevli olduğunu belirtmiştir” denildi. Deniz Kurmay Kıdemli Albay İbrahim Koray Özyurt’a da 2003-2004 yıllarında yapılması planlanan Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz ve Eldiven kod adlı darbe planlarının sorulduğu, ancak hiçbirinden haberdar olmadığını, belirtilen darbe çalışmalarında görev almadığını beyan ettiği belirtildi.

‘KARDAK YÜZÜNDEN BİZ HEDEF SEÇİLDİK’

Poyrazköy iddianamesinin sanıklarından subaylar Ercan Kireçtepe, Erme Onat, Eren Günay, Mustafa Turhan Ecevit ile astsubay Ergin Geldikaya’nın ortak noktası Kardak krizi. Sanıklar, Kardak krizi sırasında destek amacıyla Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan bir ekibin geldiğini, bu ekibin başında da Göktaş’ın bulunması nedeniyle onu tanıdıklarını ya da ismini duyduklarını söylediler. Göktaş’ı “iyi bir asker” olarak bildiklerini belirten sanıklardan bazıları, daha sonra da birkaç kez kendisiyle görüştüklerini ifade ettiler. Sanıklardan Kireçtepe ve Günay, suçlamaları reddederken , Kardak Operasyonu’nda görev almaları nedeniyle dış güçler tarafından hedef seçilmiş olabileceklerini iddia ettiler. Bazı sanıklar ise terfi yılları olduğunu, başarılarından dolayı önlerinin kesilmesi için kendileri hakkında ihbar mektupları gönderildiğini ileri sürdüler.

Bu haber toplam 296 defa okunmuştur
ÇOK OKUNANLAR