• BIST 78.930
  • Altın 597,43
  • Dolar 2,1765
  • Euro 2,8805

    Seda Sayan veda ediyor

    Seda Sayan veda ediyor
    Sayan, evliliğini, oğlunu ve projeleriyle ilgili Helin Avşar'a konuştu...


    Bu yıl yeni bir formatla TV seyircisinin karşısına çıkan Seda Sayan, programının yadırgandığını düşünüyor ve aralık başında ekrana veda etmeye hazırlanıyor. Ama sakın temelli sanmayın çünkü iki aylık bir güç toplama döneminden sonra yepyeni bir formatla yine ekranda olacak...

    Sabahların Sultanı kim” desek yanıtınız “Elbette Seda Sayan” olur biliyoruz. Bu yıl sabah kuşağını bırakan ama bu durumdan pek memnun olmayan namı değer Kadırgalı Seda Sayan’la tam 18 yıldır mesken edindiği TV stüdyosunda buluştuk.

    Evliliklerinden ayrılıklarına, oğlundan eşiyle ilişkisine ve yeni projelerine kadar her şeyi konuştuk. İşte kendi ağzından daha önce hiç duymadığınız Seda Sayan...

     Program formatını neden değiştirdiniz?

    Baştan yanlış yaptık. Kadir Çelik “Sosyal sorumluluk projesi gibi bir program yap” dedi. Benim de kafama yattı. İnançla başladık. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı. Seyirci benimsemedi. Programın saatini, ciddi takım elbiseler içindeki kadını yadırgadı. Benden kahkahamı beklediler. Ne yapacağımızı şaşırdık.

     Seda Sayan deyince sabah programları akla gelir...

    Aslında sabahı bu yüzden bıraktım . O kadar çok sabah programı oldu ki, bir sürü Seda Sayan vardı ortalıkta...

     Herkes “Seda Sayan da Müge Anlı gibi oldu” demeye başladı ama...

    Alakası yok. Biz “Hayata dair her şey” dedik. Orada sadece cinayet çözülüyor. Bende öyle değil. Aldatılan kadın da dayak yiyen de evlenmek isteyen de

    bana geliyor. Ama bunu anlatana kadar göbeğim çatladı.

    Millet sizinle uğraşıyor mu hâlâ?

    Maalesef. ‘Celebrity Güven’ anketinde iki yıldır üst üste birinci olduğum için

    camiamızdaki düşmanlarım çoğaldı.

    “Bu kadını nasıl bitirebiliriz” diye plan mı yapıyorlar?

    Evet... 18 senedir sadece televizyondayım. Bunun öncesinde acılı bir hayatım var. Bu kadar kolay mı bitirmek? Ha, halk bir gün “Sıkıldım artık görmek istemiyorum” der, o başka bir şey. Sen de kuyruğunu sıkıştırır gidersin. Halk

    zaten bir şekilde tepkisini belli ediyor. “Seni böyle görmek istemiyorum,

    şıkırdak elbiselerinle, kahkahanla, şarkını söylerken, kalçanı sallarken görmek istiyorum” diyor. Böyle getirdiler, böyle kazandırdılar, böyle sevdiler, böyle reyting verdiler. Neyin direnişi ki bu? Farkındaysan yavaş yavaş geçiş yapıyorum.

    En güvenilir kadın sanatçı seçiliyorsunuz, bunu kaybetme korkusu var mı?

    Hiç... Aslında o yapılan araştırmaların sonuçları da önemli değil. İnsanların bana ne kadar güvendiğini, ne kadar inandığını biliyorum. Bunu sokakta da

    stüdyomda da görüyorum.

     Seda Sayan deyince herkesin aklına dürüstlük ve dobralık geliyor, bunu nasıl korudunuz.?

    Çok dikkat ettim. Doğru ve dürüst olmaya, arkadan konuşmamaya, kuyu

    kazmamaya dikkat ediyorum. Birini seviyorsam seviyorumdur, sevmiyorsam

    sevmiyorumdur. Allah şahittir ki programımda, herkesi göklere çıkarmaya, 18 yıldır kimseyi üzmemeye, üzdüysem özür dilemeye dikkat ettim. Bir şeyin

    sözünü vermişsem, mutlaka yerine gelir. Asla yalan konuşmam. Gerçi,

    sözünün eridir, erkek gibidir falan laflara sinir oluyorum. Sözünün eri olmak erkeklere has bir şey değil.

    Ekonomik özgürlüğü olan bir kadınsınız. Hiç evlilik sözleşmesi yaptınız mı?

    Yapmadım. Çünkü eşim de ekonomik özgürlüğü olan biri. Ne eşimin böyle bir talebi olur ne de benim.

    Ekranda çok cilveli gözüküyorsunuz.

    Öyle söylüyorlar değil mi? Ama bak biz sahne kadınları oradan dışarıya adım atınca biter. O başka bir şey, yani o kadın başka. Mesela “Kalçanla ne güzel ritim attın bir daha yapsana” diyorlar. “Nasıl yaptım ki” diyorum. Yemin ediyorum, o kadar konsantrasyon meselesi.

     Eşiniz istese ona da yapmaz mısınız?

    Yapamam. O sahnede ve ekranda... Normalde televizyonda giydiğim elbiselerin hiçbirini sokakta üstümde göremezsin. Benim televizyondaki halim gibi sokakta gezen ev kadınları görüyorum. Ekran haricinde bir blue jean, bir tişörtle çıkıyorum sokağa.

     Yürüyüşünüz hep çok dikkatimi çekmiştir. Poponuz mu çıkık yoksa bilerek mi yapıyorsunuz? Herkes çok merak ediyor Seda Sayan yürüyüşünün sırrını?

    Evet Seda Sayan yürüyüşü bir ara çok moda oldu. Canan Yaka, bana bin bir entrika ile elbise dikerdi, çünkü belim çukurdur benim. “Silikon koyuyor” dediler. Ben de “Hep böyleydi” demek yerine, “Silikon konulmuş kadar güzel demek ki” diyorum. Hani birine “Estetikli” deyince sinirlenir ya, ben sinirlenmiyorum.

     Erkekleri nikâh masasına oturtmak zordur, siz nasıl bu kadar kısa süre flört edip nikâh masasına oturdunuz?

    Eşim, ne olduğunu anlayamadan, beni nikâh masasına oturtturdu. İyi de etmiş, uzatsaydı belki olmazdı. Onur’la beraber olmaya başladıktan iki ay sonra nikâh masasında buldum kendimi. Çok da güzel gidiyor...

     Hâlâ ilk günkü gibi âşıksınız galiba?

    Allah bozmasın... Biz çok iyi arkadaşız . Aşk olayı çok da önemli değil, bitiyor çünkü... Önemli olan aynı dili konuşuyor olmak, kavgayı bile arkadaşça etmek. Aynı şeylerden zevk almak, tartışmak, konuşabilmek lazım. Benden sana bir abla tavsiyesi; kesinlikle arkadaşlık kurabildiğin biriyle evlen.

    ALLAH SİNAN ENGİN’İ BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN

     Nasıl bir gelin istersiniz?

    Çok erken daha. Ama Oğulcan’ı kalıba sokmam. O da bunu bilir. Kendinden çok emin bir çocuk. Başak burcu. Sevildiğini de o kadar iyi biliyor ki... Bütün

    ailenin ilgisi onun üstünde. Allah başımızdan eksik etmesin babası Sinan Engin çok ilgili... Oğulcan’a hep “Böyle bir baban olduğu için çok şanslı bir çocuksun” diyorum. Allah babasına ömür versin. Oğulcan, benden çok babasıyla birlikte. Anneannesiyle yaşıyor.

     Futbolcu olmak istiyor değil mi?

    Evet. Geçen sene talihsizlikler yaşadı ama bu sene toparlayacak, inanıyorum. Beşiktaş altyapı takımında hâlâ. Bende işimi bitirince gidip çocuğumu görür öyle eve gelirim. İlişkimiz böyle.

    EŞİMİN CEBİNİ ASLA KARIŞTIRMAM

     Eşinizi kıskanır mısınız?

    Eşini didikleyen bir kadın değilim. Hiç rahatsız etmem. Arayıp “Neredesin”

    diye sorduğumda, nerede olduğunu beyan ediyorsa, oradadır.

    Mesela eşinizin cebini karıştırır mısınız?

    Hayır asla karıştırmam. Duştaysa, “Telefonun çaldı, mesaj geldi” diye seslenirim. Kimden gelmiş diye bakmam, o da benimkine bakmaz. Kocamın cebini karıştıracak raddeye gelmişsem, o işi bitiririm.

    Kayınvalidenizle aranız nasıl?

    Çok sık görüşmüyoruz ama kayınvalidemin çok sevgisini aldığıma inanıyorum. Çocuklarını sevdikleri için beni de seviyorlar.

    Onur Bey sık sık sürpriz yapar mı?

    Bazen mumları ve tütsüleri yakıp sürpriz yapıyor.

     En son ne yaptı mesela?

    En son, mum eşliğinde evimizde yemek yedik.

    EKRANA BÜYÜK BİR DEĞİŞİKLİKLE DÖNMEK İSTİYORUM

     “Gelebileceğim en üst noktaya geldim bundan sonra keyfime göre çalışıyorum” diyor musunuz?

    Çok çalışkanım. Oğlak burcuyum ben. Tabii gelinebilecek en güzel yerdeyim. Türkiye’de vergi rekortmeni olmuş, okullar yaptırmış, doğru misyonlar üstlenmiş biriyim. Her şey güzel ama seçiciyim. Aralık başı programıma ara vermeyi düşünüyorum. Yepyeni bir formatla dönmem lazım çünkü baştan yanlış giriş yaptım.

     Eski formatınıza mı döneceksiniz?

    Olabilir... Ne yapacağımı bilmiyorum ama çok büyük değişiklikle dönmek istiyorum. İki ay süreye ihtiyacım var. Biraz dinlenmeyi düşünüyorum.

    ESKİ FARFARALIĞIM YOK ARTIK

     Onur Bey sakin biri, siz sinirlisiniz sanki. Öyle mi?

    Eskiden elim, iki dakikada belime giderdi Onur bunu dizginledi. Artık

    olaylara daha farklı bakıyorum. Oğulcan da aslan gibi bir delikanlı oldu. Onun

    için daha kontrollüyüm, eski farfaralığım yok artık.

     Sabah uyandığınızda sinirli misinizdir mesela?

    Aksine, benimle uyansan tanıyamazsın “Ay ne oldu buna böyle” dersin. Şen şakrak şarkılarla “Haydi günaydın Türkiye” diye uyanırım. Evdeki yardımcımıza bile “Günaydın Türkiye” diyorum. Çok mutlu uyanırım, hayata çok pozitif bakarım.

     Peki Onur Bey maço mu yoksa romantik bir erkek mi?

    Onur kıskanç değildir. Ben de öyle oradan kıskanayım, buradan kıskanayım olaylarını sevmem zaten. Aksine güzeli gösteririm “Ne güzel değil mi” derim. Kıskançlık kavgası etmeyiz. Ama olmadık şeyden kavga edebiliriz. Mesela geçen gün; “Bu makam rast mı caz mı” kavgası ettik. Sonuçta benim dediğim çıktı. Bazen maço, bazen duygusal ve romantiktir. Ama “Eşini nasıl tanımlarsın” dersen, bence romantik ve duygusaldır.

     

    HELİN AVŞAR / GAZETE HABERTÜRK / HT PAZAR

    Diğer Haberler
  • Nurgül Yeşilçay'a şiddet21 Ağustos 2014 Perşembe 12:08
  • Deniz Seki'yi piyasadan silin21 Ağustos 2014 Perşembe 11:53
  • Lezbiyen çifte imam nikahı21 Ağustos 2014 Perşembe 11:28
  • Üç Adam'dan dudak ucuklatan para isteği...20 Ağustos 2014 Çarşamba 17:51
  • Wilma Elles'a rol yok!20 Ağustos 2014 Çarşamba 15:55
  • Can Ateş'ten Meryem'e 'Gel beraber oturalım'20 Ağustos 2014 Çarşamba 11:55
  • Madonna'yı Didem oynattırdı20 Ağustos 2014 Çarşamba 11:48
  • Belçim Bilgin - Erdoğan ayrıldı iddialarına son nokta19 Ağustos 2014 Salı 15:50
  • Tarkan, Rihanna ve Elton John ile aynı sahnede19 Ağustos 2014 Salı 15:44
  • Deniz Akkaya 'Mahalle baskısından dolayı Erdoğan'ın iftarına katılamadım'19 Ağustos 2014 Salı 12:51
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Form | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0212) 621 73 14 | Haber Yazılımı: CM Bilişim