IMKB:52.233Dolar:1,5275YTLEuro:2,0985YTLAltın:364,32YTL
Ankara'da hava sıcaklığı 16°C
23:45 Başbuğ istedi kapı yapıldı-  23:13 Ergenekon davasında ilginç tartışma -  22:51 Kılıçdaroğlun'dan Erdoğan'a kalpazan şoku!!-  22:41 Ekonomiden memnun musun? ANKET!-  22:35 Ülke'ler kaç yaşına kadar çalıştırıyo!!!-  22:29 Haneler de pot kırdı-  22:26 CHP'den SOYKIRIM tepkisi-  22:26 CHP'ye Kılıçdaroğlu şoku-  22:18 Üsteğmen intihar etti -  22:08 2 can alan tramvay makinisti serbest!!-  22:02 Gaziantepspor-Trabzonspor canlı son dakika-  22:00 Facebook hakkında bilmedikleriniz!-  21:57 Kanser'de müjde haber!!!-  21:53 Zayıflama ilaçlarına dikkat!!!-  21:44 Islak imzada parmak izi araştırması-  21:12 Felaket dalga dalga geliyor-  20:54 Volkan: F.Bahçe'nin kalecisi değilim -  20:49 Ronaldo ve Arjantinliler kavga etti-  20:43 Gökhan Gönül kadroda-  20:39 Milli Takım Berlin'de oynayacak-  
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Osman Özkanat
BiZ DEMEMISMIYDIK
21 Eylül 2009 Pazartesi 17:47


35 yıldır İsveçteki Türklerin örgütlenmesi ve Türk etnik kimliginin İsveç Devleti  tarafından kabul edilmesi,İsveçteki Türklerin dillerini özgürce kullanmaları ve İsveç okul sisteminde Türkçenin egitim dili olarak kullanılması için mücadele etmiş biri olarak, Ülkemizdeki kürtler konusundaki tartismalara gulerek zaman zaman da üzulerek izlemekteyim.  İsveçte ki yüksek ögrenimde okuduğum kıtapların büyük bir bölumu, anadil ve anadilde eğitim ve farklı etnik topluluklarin birlikte barıs içinde yaşamalarını içeren bilimsel kitaplar ve arastirmalar oluşturmuştur,bu konularin siyasi boyutlarini da İsveç devlet kurumlariyla su gune kadar tartısmaktayim.Bu konuda temel görusüm ve inancım  herkesin anadilinde eğitim alması,anadilini  özgürce kullanması başka dillere olan sevgisini artırırdigi gibi; baska dilleri ögrenmesini kolaylastırır ve bireyin ruhsal gelisiminde olumlu rol oynar

 Okul modellerinin de tüm insanların farklılıklarını kabülü temelinde  şekillenmeleri okulları sevdirir ve ögrenimi kolaylastırır.Bu temel yaklaşım Avrupada ki Türkler icinde Türkiyedeki anadili baska olanlar icin de gecerlidir.

 Iki ayrı yalnıs tanımlama yüzunden  ülkemiz için de ve dışında  insanlarımıza cok acı çektirildi.işkenceler ölumler sürgünler ve yoksul halkın ekmeğinden calınanlar.. peki  Nedir bu iki tanımlama ?

 Birincisi;  ”Türkiyede yaşayan herkes Türktür” safsatası ki hicbir bilimsel ve gerceklikle bağı olmayan  bir Turk tanımlaması… üstelik.Bu tanımlama, Devlet tarafindan yapılmıştır.Oysa; yurttaşlar, hukuki kimlik dışındaki  kimliklerini kendileri tanımlar.politik,kültürel.cinsel kimlikler bireyi ilgilendiren konulardır.Türkiyede yaşayan herkes Turk degildir.anadili Türkçe olmayan milyonlarca vatandaş vardır.Türklerde kendi anadili olan bir etnik guruptur.Baskalarını zorunlu Türklüğe sıkıstırmak inkarcılığın başka bir yöntemidir ve etnik Türklere de bir hakarettir Turkiye dısındaki Türkleride inkardir.

 Türkiye  cok kültürlu bir imparatorluğun devamı olan ve sınırları icinde bir cok etnik gurupların yaşadıği bir devlet olmasına karsın;  teklik uzerine kurulmustur ve Fransiz modeli örnek alinmıstır. Oysa; içinde barındırdığı gerçeklik ise coğulculuk ve cok kültürlülüktür.

 Gayri müslümleri saymazsak Siyasi talebi olan sadece kürtler olmustur.Bu taleblerinide net bir öneri paketi  olarak bu güne kadar gündeme getirebilmiş degiller. Ana nedeni de Turkiyenin bu konuları konusmayi yasaklaması ,Burada yaşayan herkes Türk sayılır diye  deve kuşu vaziyetini sürdürüp sorunu daha da vahimlestirmesidir

 Ne var ki Anadolunun aslı gücü olan  kürtler kendilerini kürtlükle tanımlamakta ve en azından kültürel kimliklerini korumak istemekteler.Bırakın bu temel insan hakkının verilmesini,özellikle; 12 eylul darbesiyle yoğunlaşan eziyet,iskence faili belli meçhul cinayetler,Devlet gölgesinde kurulan PKK yı  nerdeyse kürtlerin temsilcisi haline getirmistir. otuz yildır süren anlamsız savaş binlerce ülke evladının canına maloldu.Bunun yanın da  olusturulan savaş sektörü korkunç paralar kazandı jitemcisi pkk lısı itirafçısı el ele kol kola gayrı meşru isler yaptılar.

 Simdi  Devlet  kendisinin neden olduğu bu sorunu  cözmek istiyor.Başta hükümet ve sivil toplum örgutleri bu sorunun cözumu icin cesitli öneriler üretmekte,  sadece  iki  muzmin,günümüz dünyasını bir türlü yorumlayamayan siyasetçi dışında….

 Yilarca  Türk milliyetçiliği diye Türklere Türklük propogandası yapmaktan öteye gidemiyen, soğuk savaş döneminde  Turkiyedeki  amerikan çikarlarının tetikciligini yapanlar bilmelidirler ki milliyetcilik ideolojik olarak Türklerin ürettigi bir kavram ve ideoloji degildir.

Milliyetçilik Tarihsel kaynagını Fransiz ihtilalinden alır ve Türklerin özellikleriyle celisir.Turkler her ulus gibi yurtseverdir. Tarihi süreç icinde başkalarıyla iyi gecinip onlara saygı göstermislerdir ve bu özelliklerinden dolayi da bir imparatorluk kurabilmisler,.Kimsenin diline,dinine ve kültür varlıklarına  ittihad ve terakkiye kadar mudahale etmemislerdir.

 Cok yakında siyasi mefta olacak, bir dedigi bir dedigiyle  örtuşmeyen  Deniz Baykal da  ”Turk milli kimliği etnik kimlik degildir” diyor ve kendi alaninda okudugu kitaplari da unutmuşa benziyor ve ipe un seriyor Turk milli kimligi” ve  ”Turk etnik kimligi” bunların aynı şey  olduğunu bile bile….

 Aslında AKP nin bu gün baslattigi bu demokratık açılımı yillar önce Rahmetli Erdal Inönu baslatmıstı .Bu projeyi, parti dısında PKK parti içindede Deniz Baykal sabote etmistir.

Bu  olumsuzlugunu   hala sürdürmekte..

 Kardes  dedigimiz kürtlerin de Türkler gibi bir anadilleri vardir. kültürleri de  kürt ögeleriyle donatılmıstır.  Yavuz Sultan selim döneminden beri Türklerle birlikte yaşamayı benimsemiş ve bu konuda irade beyanı vermislerdir.  Ne var ki bu kardes halkin dil ve kültürlerini koruma ve gelistirmeleri icin hic bir olanak sağlanmadı trt-ses dışında..Bu nedenle de  bir Türk olarak kardeş diye bildigim kürtlere karşı hep eziklik duydum.

 Yaşadıgım  isvecte göcmenlerin Isvecteki  tarihi yaklasik  50 yil olmasına karsın, Devlet ve Belediye kurumlarında hizmeti anadilimizde alabilmekteyiz.Istedigimiz taktirde de ilk 5 yılı anadilde isvec okul sistenmi icinde egitim alma olanağı var.Ama Türkiyenin asli gücü olan kürtlere böyle haklar tanımaya bir yana binlerce yıllık beldelerinin ismi 12 eylülcü generaller tarafindan değistirildi ve isimleri de yasakalandı.Bulgaristanın bir dönem Türklere yaptiğı gibi…

 Ne yazik ki uniter devleti savunanlar da bu konuda da epeyce cahiller...Devlet okullarında baska dillerin olması  Devlet kurumlarının baska dillerde hizmet vermesi, farklı dillerin kamusal alanda kullanılması Uniter devletin karakteriyle uzaktan yakindan iliskisi yoktur.Tamamen egitimin karakteriyle ve devletin hizmet metoduyla ilgilidir.

 PKK bir baslangic degil.. 80 yıldır izlenen bir politikanin sonucudur.Bunun tasfiyesi ancak kürtlerle ilgili ciddi değişimler yaparak baslatılır.

 Turkiye bu değisimi yapabilirse olağanüstü bir demokrasiye kavuşacak ve ortadoğunun japonyası olmaya aday olabilcektir.tarihi  ve kulturel birikimlerini kullanarak kalkınmada daha ileri bir ivme kazanacagı kaçınılmaz olacaktır.

 Bu değişim  Simdiye kadar Türkiyenin önunde en büyük engeli teskil eden bazı siyasi akımlarıda artik geri gelmemek uzere toprağa gömecektir.Bu arada dağa cikmaktan bahsedenlere de sunu hatırlatmakta yarar var: sizi 12 eylul öncesinde solcuların uzerine süren devlet bu konuda sizleri yalnız birakıyor haberiniz ola….Resneli Niyazi gibi olursunuz….

 Hükümet yetkilileri bu konuda somut önerilerini şu güne kadar açıklamadılar.Bu konuda öneri toplamaktalar Çesitli kurum ve kisilerden...Bendeniz de yurttaşlık görevimi yerine getirmek icin bu konuda ki  degisim önerilermi asagida özetliyorum.

 Turkiyede yaşayan farklılıkları kucaklayan, yeni bir Devlet-yurttas sözlesmesini iceren, sivil bir anayasanin yapılması

 Anadil ve anadilde egitim okul sistemi  içine alınmalı ve istege bağlı olmalıdır.

 Cok dilli bir eğitimin önü açılmalıdır.Turkiyede konuşulan bütün dillerin  yaşatılması icin tüm kanallar açlmalı.Bu dillerin varolması her anlamda bir zenginliktir hem ulusal hem de uluslararasi iliskilerde.

 Hem devletin hem de bireylerin etnisite sevdasına fazla takılmamasi onun yerine yurttaslik bağlarinin guçlendirilmesi gerekmektedir.

 Başta Doğu  ve Guneydoğu olmak üzere  geri kalmıs yörelerde Devletin bizzat kendisinin istihdam alanı açmasi gerekmektedir.

 Bu saatden sonra  Türkiye sınırları içinde bir kürt coğrafyasindan bahsetmek olası degildir.Kürtlerin büyük çoğunluğu Turklerle batı metropollarında yasamaktalar ve gelecekleri oralarda  kurgulanmaktadır. Bu gerçekligi gören aklı başında herkes gibi,  Devletin de  ayni gerçegi görup,bu bölunme sizofreninden bir an önce  kurtulması cözumu kolaylastiracaktir.

STOKOLM

DİKKAT! Yazılarının Kalem Sizin köşesinde yayınlanmasını isteyenler, info@haberform.com adresine yazılarını gönderebilir...

Bu yazı toplam 1438 defa okunmuştur
kanun herkesi birleştirir
merve düvenli
şu unutulmamalıdır ki türkiye ne bir islam ülkesi ne de anti demokratik bir ülkedir. Türkiye tüm varlığıyla anayasayı benimsemiş, demokratik, çağdaş bir cumhuriyet ülkesidir. Elbetteki çok seslilik demek kültür demektir ama bu çok sesliği kirrli emellere alet etmeye çalışan gaddarların ve yılanların başıda anayasamız tarafından böyle ezilir.rahmetli Erdal İnönü diyorsunuz da onun etnik kimliğinin kürt olduğunu bildiğiniz için diyorsunuz sanırım.
12 Aralık 2009 Cumartesi 21:15
Yaşanmış tesbitler
BARIŞ
Bu sözlere tamamen katılıyorum. Aklın ve insanlığın yolu tektir.
21 Eylül 2009 Pazartesi 20:45
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÇOK OKUNANLAR