IMKB:60.786Dolar:1,5005YTLEuro:1,9315YTLAltın:402,76YTL
Ankara'da hava sıcaklığı 32°C
16:28 FLAŞ! Referandum iptal oldu! -  16:12 AK Parti 'kaynağı' açıkladı-  16:05 Çetin Doğan harekete geçti-  16:00 Vekilin eşi hayat kadınıymış! FOTO-  15:11 TIKLA! Oyunu kullan!-  15:06 Bayramda hava nasıl olacak?-  14:42 Kart sahipleri OKUSUN-  14:31 Otomobil alev alev yandı!-  14:21 Atatürk'ün büyük sırrı!-  14:11 CHP'de flaş gelişme!-  14:05 Erdoğan'dan jet yanıt-  14:00 Ahmet Hakan Vakit'i bombaladı!-  13:55 Ünlü tarihçi vefat etti-  13:47 Hayırcıları üzecek ANKET!-  13:44 Eşini randevu evinde buldu!-  13:38 Sarıgül oyunu açıkladı!-  13:34 Mahkemeden TARİHİ KARAR-  13:21 CHP'de sürpriz toplantı!-  12:50 20 Eylül'de kaldırılıyor-  12:43 Bakan Akdağ muhtarı azarladı!-  
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ahmet Hakan
Kabahat açılımda değil
20 Haziran 2010 Pazar 11:12

SİZ eğer “Açılım yapıyoruz” diye...

- Beceriksizlik yaparsanız.

-  Her şeyi elinize yüzünüze bulaştırırsanız...
-  Lüzumsuz özgüven patlamaları yaşarsanız...
-  Palas pandıras işe girişirseniz...
-  Bir adım ileri, iki adım geri atarsanız...
-  Küçük oyunlar oynamaya kalkarsanız.
-  Oy hesabına yatarsanız.
-  Yanlış başlangıçlara imza atarsanız...
-  Sadece dış konjonktüre güvenirseniz.
Olacağı bu olur...
“Açılım” bıçak gibidir.
Akıllıca kullanırsan, ekmek kesmiş olursun.
Ahmakça kullanırsan, kan akar.

Galiba bir durum var

DIŞİŞLERİ Bakanı Ahmet Davutoğlu, “dış politikada ortaya çıkan bütün açmazların sorumlusu” olarak yem edilip aslanların önüne atılmış durumda.
Gelen vuruyor, giden vuruyor.
İşte tam bu sırada...
Gözler kısılmış, Tayyip Erdoğan’a bakılıyor.
O Tayyip Erdoğan ki...
Herhangi bir gazete köşesinde kimsenin dikkatini çekmeyen en küçük bir eleştiri cümlesine dahi, TOKİ açılışlarını falan kullanarak en az 45 dakika cevap verirdi.
O Tayyip Erdoğan ki...
“Bakanımı size yedirmem...” diyerek göğsünü siper ederdi.
O Tayyip Erdoğan ki...
“Hükümetin başı benim... Bir diyeceğin varsa bana de...” diyerek meydan okurdu.
O Tayyip Erdoğan ki...
“Kuru gürültü” der, ardından eklerdi: “Pabuç bırakmayız”.
Fakat... Ama... Lakin...
Bu kez Tayyip Erdoğan’dan ses çıkmıyor. Acaba... Acaba...
Başbakan Erdoğan, Roma hükümranlarının “Bitirin şunun işini...” anlamına gelen işaretini mi çaktı?

Türk erkeklerinin bazı hususiyetleri

-  “Eller kadir kıymet bilmiyor anne” şarkısında hislenir.
-  Çorap kıyafetinin en temel ve en nadide parçasıdır.
-  “Kız meselesi”, hayatının odak noktasıdır.
-  Sinemadan çıkınca uzun bir süre kendisini esas oğlan sanır.
-  Gülmesi için zekâsının harekete geçmesi gerekmez.
-  Cesaret kazanması için alkole bulaşması şarttır.
-  Cinselliğini bir gerilim olarak yaşar.

Adaletin bu mu Tayyip Bey

TÜRKAN Saylan’ın evine baskın düzenlendiğinde...
“Bağımsız yargının kararıdır, yapacak bir şey yok” diyorsun.
Bir Ergenekon sanığına alenen haksızlık yapıldığında...
“Yargı kararına saygılı olalım” diyorsun.
Bir Ergenekon sanığı iddianamesiz 15 ay tutuklu kaldığında...
“Şeriatın kestiği parmak acımaz” diyorsun.
Sanık bile olmayanların davayla ilgisi olmayan özel telefon görüşmeleri yayınlandığında...
“Hiçbir şey olmamış gibi” davranıyorsun.
Ama...
Senin tarafındakilerden birinin ayağına yargıdan bir çakıl taşı değdiğinde...
“Bu yargıya güven olmaz” diye basıyorsun feryadı...
Adaletin bu mu senin Tayyip Bey?

Başbakan ile köşe yazarı farkları

-  Köşe yazarı iddialı çıkışların adamıdır, Başbakan iddiasız çıkışların.
-  Köşe yazarı yazıya abanır, Başbakan icraya...
-  Köşe yazarı için hava hep hoş iken Başbakan için hava hep pusludur.
-  Köşe yazarı huzursuzluk ister, Başbakan huzur.
-  Köşe yazarı polemikten beslenir, Başbakan çatışmasızlıktan.
-  Köşe yazarı en son söylenecek şeyi en önce söyler, Başbakan en son söylenecek şeyi en son söyler.
-  Köşe yazarı “Bana sünepe derler” diye korkar, Başbakan kendisine “sünepe” denmesini göze alır.
-  Köşe yazarı hiç de asil olmayan duyguların adamıdır, Başbakan ise en asil duyguların...

Bu yazı toplam 306 defa okunmuştur
hahaha
sevde
çok komiksinn bi insan anca bu kadar olur yorum yapmaya bile degmezsin ahiretteki halini çok merak ediyorum ama iyi oluyor demekki layık degilsin ahmet hakann :)
21 Haziran 2010 Pazartesi 15:18
değmessin
hamza yuksek
Ahmet efendi sana acıyorum gercekten acıyorum kendini ve değerlerini inkar ederek bir yerlere geldin ama o geldiğin yer senin gelmek istediğin yer değil mazine bir bakarsan anlarsın, daha cok şey yazacaktım ama onada değmessin
21 Haziran 2010 Pazartesi 12:26
yorum
sukru saygili
Ahmet sen bu kose yazarlik isini tam egolarini tatmin etmek icin yapiyorsun.sen sirf karalama pesindesin bir kac defa yazini okudum.oyle.suc sena bu koseyi verende belkide koseyi veren seni oraya yakistiriyor.zaten memlekette yazana yazar diyorlar.yaz bakalim.dogrulari yazsan zaten seni ozkok kovar.dogru degilmi..
20 Haziran 2010 Pazar 21:39
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÇOK OKUNANLAR