IMKB:60.866Dolar:1,5065YTLEuro:1,9325YTLAltın:404,32YTL
Ankara'da hava sıcaklığı 28°C
12:22 Öcalan'a 'ateşkes' ziyareti-  12:10 Işık Koşaner Başbakanlık'ta-  11:55 Havaalanında şarbon paniği-  11:44 Savcıya oruç dayağı!-  11:40 Öğretmenlere MÜJDELİ HABER-  11:34 Ahmet Türk net konuştu-  11:24 Ya 'hayır' çıkarsa?-  11:16 Tacizciler başını yaktı!-  11:00 TIKLA! Oyunu kullan!-  10:57 VAHŞET! Aynı evde 3 ölü!-  10:57 KPSS'de yeni şok!-  10:56 'Fotoğraftaki adam' ortalığı karıştırdı!-  10:55 ABD'den 3 şok talep!-  10:55 Demirel ne diyecek?-  10:47 Erdoğan'a bekarlardan cevap-  10:34 Albay Çiçek'i ikna ettiler-  10:07 Enflasyon rakamları açıklandı -  09:49 Formül bulundu: Ücretli öğretmenlik-  09:41 Genç kıza iğrenç tuzak!-  09:36 İstanbul'da kumar baskını -  
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Gündoğdu Yıldırım
MARDİN’E BAKIŞ
19 Mayıs 2009 Salı 11:02

Mardin katliamının önemi, etkisi geçti mi kaygısıyla kalemi elime alıp, bir şeyler yazma ihtiyacı duydum. Bazı köşe yazarları;”Yetti artık! Herkes Mardin'deki katliamı konuşuyor” diye yazmış. Hatta daha ileri giderek, “Bu kadar ilgi, duyarlılık gereksiz” demiş.

Aradan uzunca bir zaman geçti. Köşe yazarlarının yüzde doksanı kendince bir şeyler yazdı. Elimden geldiği kadar yazılanların birçoğunu okumaya çalıştım. Düşüncelerine katıldıklarım da oldu, katılmadıklarım da.

Kim ne yazmış onu konuşacak, polemik yapacak değilim; amacım, olayın önemini vurgulayıp, nedenlerini konuşmak.
Mardin katliamını; öyle hafife alınacak, bir iki hafta içinde geçiştirilecek bir olay olarak görmüyorum. Hele hele iki taraflı bir sürecin sonuçları olarak hiç görmüyorum.

Mardin'den yola çıkarak, toplumun bir barut fıçısına dönüştüğünü, her an patlayacak bir bomba haline geldiğini, toplumun her kesiminin artık bunu görmesi gerektiğini, üstüne basarak vurgulamak istiyorum.

Gerilen ortamın zaman zaman patladığını görüyoruz. Yaşanan toplumsal olayları her gün medyadan takip ediyoruz.

Nedenleri konuşmak, çözüm yolları ortaya koymak, en doğru yol olsa gerek. Yıllardır kanayan bu yaraya neşter vurmak toplumsal bir zorunluluk.

Yukarıda sözünü ettiğim yazarın, “gına geldi” söylemini şiddetle eleştiriyor; köşe yazarlarının, uzmanların değil her kesin bu olayı konuşmasının en doğru bir yaklaşım olacağını düşünüyorum.

Yaşananlar hepimizin meselesidir.

Siyasi ve toplumsal meselelerle de; sorunun çözümü, halkın düşünmesi, düşündürülmesi ile mümkün olur. Halkın süreç içinde sorunu algılaması ve değişim geçirmesi sorunun çözümünde bir sorumluluk arz eder.

Üç beş adamın ekran karşısına geçip, çokbilmiş edalarıyla toplumu yargılamasının, üç beş kişinin timsah gözyaşları dökmesinin çözüm noktasında ne gibi bir katkısı olabilir ki?

Kan davaları, berdeller, töre cinayetleri; köy koruyuculuğu, cehalet, yoksulluk, işsizlik vb sebepler masaya yatırılıp, cesurca adımlar atılmadıkça, “evet bu konularda hala sıkıntılar var” denmedikçe; “kendimizi konuşmaktan korktukça” bu gibi sorunlar yakamızı hiç bırakmayacaktır.

Hala okuma oranımız çok düşük, işsizler ordusu giderek çoğalmakta; yıllardır toplumsal aydınlanma sürecinde ciddi bir ivme yok. Dağ gibi sorunlar kartopu gibi gün geçtikçe çoğalmakta ve herkes bu sorunların altında ezilmektedir.

Küçük paketler, açılımlar, yığılan sorunları ötelemektedir. 

Sonra tekrar büyük sorunlar olarak karşımıza çıkmakta, yine aynı yol benimsenmektedir.

Yok saymak, olmamış gibi davranmak kanımıza işlemiş. Unutmak kültürümüz olmuş. Her olayda “ilkmiş gibi” davranmak savuma mekanizmalarımız haline gelmiş.

Ne kadar kaçarsak, sorunlar o kadar çok kovalamakta, unutmaya çalışsak ta yaşanan olaylar sorunları unutturmamaktadır. Biran önce toplumsal evrim için seferberlik başlatılmalı, ülkenin tüm imkânları aydınlanma hareketine seferber edilmelidir.

Özgür bir toplum anca sorunları en aza indirir. Ekonomik çözümlerle toplumsal barış sağlanır.

Özgürlük ve ekonomik iyileşme sorunların çözümünde en büyük anahtardır.   

DİKKAT! Yazılarının Kalem Sizin köşesinde yayınlanmasını isteyenler, info@haberform.com adresine yazılarını gönderebilir...

Bu yazı toplam 3671 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÇOK OKUNANLAR