IMKB:60.737Dolar:1,5105YTLEuro:1,9755YTLAltın:378,72YTL
Ankara'da hava sıcaklığı 32°C
19:05 Tokat'ta sıcak temas-  18:50 Öğretmenlere kadro müjdesi-  18:38 Ve gidiyor!-  18:30 Obama'dan şaşırtan itiraf-  18:20 Kritik görüşme sona erdi -  18:06 Cepte iyi haber-  18:00 DP'de 'evet' istifası-  17:53 Batman’da sıcak çatışma -  17:51 FLAŞ! Ankara'da göçük-  17:45 Orduya güveniyor musun? ANKET-  17:44 İşte felaketin tarihi!-  17:40 Skandal Canlı Yayın Kazası!-  17:34 Baptista kararını açıkladı-  17:21 BDP'ye Barzani şoku-  17:03 Olay yaratacak PKK fetvası-  16:57 Erdoğan ve Büyükanıt'a suç duyurusu-  16:42 CHP peşini bırakmıyor-  16:32 Başbakanlık'ta sürpriz isim-  16:13 Kan donduran vahşet!-  16:06 Erbakan'a kötü haber-  
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Fehmi Koru
Tablo iç açıcı değil
17 Aralık 2009 Perşembe 10:44

Bütçe görüşmelerinin ilk günü Meclis'te yapılan konuşmaların metni dün gazetelere yansıdı. Daha önce dinlense de metinden okunan sözler insana daha çarpıcı geliyor. Başbakan Tayyip Erdoğan kimsenin lâfının altında kalmayan bir söz ustası; CHP lideri Deniz Baykal da onun gerisine düşmeyecek kadar diline hâkim bir hatip… İkilinin karşılıklı sözleri siyasi tarihimize geçecek bir atışma örneği…

Sevinelim mi, üzülelim mi?

Herhalde başka herhangi bir zaman olsaydı keyifle dinleyip okuyacağımız atışma, ülkenin içinden geçtiği ortamda, insanın hüznünü artıran bir etkiye sahip; keşke iktidarın başı ile anamuhalefet lideri birbirleriyle atışacak yerde karşısındakinin ne söylediğine dikkat etseydi.

Türkiye sancılı bir dönemden geçiyor. İktidar partisi ülkenin önündeki dev sorunlarla baş etmek üzere birbiri ardına açılımlar yapıyor. 'Kürt açılımı' bunlardan en önemlisi… Halkın oyuyla iktidara gelmiş bir partinin 'sorun' olarak gördüğü bir konunun üzerine gitmeye elbette hakkı var; sorunu çözebilirse bundan hiç kuşkusuz siyasetin bütünü yararlanacak. Elbette CHP de…

'Kürt sorunu'nun ciddiyetle ele alınmayı gerektiren önemli bir sorun olduğundan kuşkusu olan var mı? CHP ve öncülleri sorunun kendini belli ettiği her dönemde çözüm arayışına öncülük etmişti. CHP'nin 'Kürt sorunu' ile ilgisi tek parti dönemine kadar gidiyor. SHP tarafından hazırlanmış 1989 tarihli 'Kürt Raporu'nun üzerinde CHP'nin bugünkü genel başkanının imzası bulunuyor.

(MHP için de aslında durum çok farklı değil. 'Açılım'ın ilk günlerinde MHP'nin merhum lideri Alparslan Türkeş'in konuya ne kadar olumlu yaklaştığına dair tanıklıklar gündeme gelmiş, Devlet Bahçeli'nin de bazı öğretim üyelerinden konuya ilişkin rapor talep ettiği duyulmuştu.)

Ak Parti lideri ile CHP lideri konuyu görüşmek üzere buluşamadılar; bu sebeple de iki parti ve lider arasında sorunun çözümüne değgin ne farklar olduğu bilinmiyor. Meclis'teki son 'sinir harbi'nde bile, liderler birbirlerine lâf yetiştirirken, çözüm önerilerinde kim ileri kim geri tam anlaşılamadı. Başbakan Erdoğan CHP'nin eski bir raporundan alıntılar yapıp o zamanki önerilerinin kendilerininkinden çok daha ileri olduğunu söyledi; CHP lideri Baykal “Rapor partinin resmi kararıyla olur” cevabıyla rapora sahip çıkmadı.

CHP ve lideri ülkenin baş ağrıtan dertleri arasında 'Kürt sorunu' diye bir sorunun varlığından elbette haberdar. Sorun varsa, bir siyasi partinin o sorunun nasıl ortadan kaldırılacağına dair çözüm önerisi ya da görüşü olması beklenir. Bilinmeyen, CHP'nin konuya bugün nasıl yaklaştığı ve çözümü nerede gördüğüdür. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün “MGK toplantısına CHP lideri de katılabilir” genel çağrısına olumlu cevap vermediği için devletin zirvesinin bu konuda ne düşündüğünü CHP lideri Baykal da ilk elden öğrenemedi.

Bugün gelinen noktada liderlerin Meclis'te lâf atıştıran manzarası toplum açısından hüzne ve hayal kırıklığına yol açıyor. Esas görülmek istenen, liderlerin ülkenin sorunları üzerinde kafa patlatmaları ve çözüm odaklı arayış içerisinde olmalarıdır. Ak Parti'nin MGK destekli çözümünü beğenmiyorsa CHP ve lideri, kendi çözüm önerisini, iktidarla, devletin tepesiyle veya hiç değilse toplumla paylaşsa ya!

Siyasi tarihimizin bugünleri sinirden gerilmiş lider profilleriyle ebedileşmemeli; gazetelerden arşivlere “Sinir harbi tutanaklarda” türünden değil, “Sorunları birlikte omuzladılar” türünden başlıklar geçmeli.

Bu yazı toplam 167 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÇOK OKUNANLAR